Geçen yıl ATV'de Müge Anlı'yla başlayan ve çok tutan bu tarz programlarda yarışa Samanyolu televizyonu da "Vicdanın Sesi" ile katıldı. Eski haber spikeri Zeynep Kasımlıoğlu'nun sunduğu programda, adliye ve emniyet koridorlarında yaşanan olaylara yer veriliyor. Gerçek olayların işlendiği programa katılan taraflar, olayı yaşayan kişiler. Zaman gazetesinin haberine göre; program, aslında faili meçhul bir olayın aydınlatılmasından çok, toplumsal bir sorunun çözümlemesini yapıyor. Vicdanın Sesi'ni benzer yapımlardan ayıran en önemli özellik de bu. Yani, katilin kim olduğundan çok, onu suça iten sebepler ve nasıl katil olduğu sorularının cevapları aranıyor ve uzmanlar ne yapılması gerektiği konusunu irdeliyor. İlahiyatçı-eğitimci Prof. Dr. Mehmet Zeki Aydın, "Kim nerede yanlış yaptı?" tespitini yaparken, Avukat Bayram Sabah ve emekli emniyet mensubu Savaş Özenoğlu, polisiye konulardaki tecrübelerini aktarıyor. Beden dili uzmanı Zülfikar Özkan da ses, beden dili ve davranışlarla kimin yalan söyleyip kimin doğru söylediğini çözmeye çalışıyor.
Programın ele aldığı ilk olay hayli ilginç. Adana'da, 2006 yılında kaybolan 19 yaşındaki Hülya Davarcı'nın geçtiğimiz mart ayında bir rögar çukurunda cesedi bulunmuştu. Ancak olayı, kimlerin, neden yaptığı henüz açıklığa kavuşmadı. Programda olayla ilgili birçok ipucu ortaya çıktı ve bu bilgiler Emniyet'e yol gösterici oldu.
Uzun yıllar sabah haberleri sunan Zeynep Kasımlıoğlu'nu Vicdanın Sesi epey heyecanlandırmış. Kendini yıllardır haber bültenlerinde okuduğu bu tip olayların içinde bulmuş. Kendi tabiriyle, artık haberin satır aralarında, öykünün içinde ve olayın kahramanlarından biri. Aslında böyle bir projede yer alacağını hiç düşünmemiş. Ama sırf haber sunmanın dışında haberin üzerine gitmek cazip ve daha heyecanlı gelmiş. Dersine çalışan bir öğrenci gibi günlerce işleyeceği olayları araştırmış. Aynı zamanda bir sosyolog gibi habere gerçek anlamda nasıl yaklaşması gerektiğinin farkına varmış. Dolayısıyla program sayesinde aile ve topluma dair çok şey öğreneceğini ve seyirciye de bunun gösterileceğini düşünüyor. Programda asıl hedef vicdanlara seslenmek olunca Kasımlıoğlu, "Bu program öyle etki gösterecek ki bir katilin bile işlediği cinayeti itiraf etmesini bekliyorum." diyor.
Emniyet bürosu gibi çalışıyorlar
Geçmişte Sıcağı Sıcağına gibi televizyon seyircisi tarafından büyük ilgi gören yapımlara imza atan ekibin başında emekli bir polis memuru bulunuyor. Programın yapımcısı Necip Beklim'e göre program kanuna ve ahlaka uygun yolda ilerliyor. Dolayısıyla işler son derece titiz bir çalışma ile takip ediliyor. Program, hafta içi her gün saat 14.30 ile 16.30 arasında yayınlanıyor.
Asıl iş katili bulduktan sonra başlıyor
Necip Beklim (Programın yapımcısı): Polisin önüne geçmek gibi bir hedefimiz yok. Her seferinde onlara yardımcı oluyoruz ve bir daha böyle suçlar işlenmesin diye bunu yapıyoruz. Asıl işimiz, katil bulunduktan sonra başlıyor. Katili suça iten sebeplerin irdelendiği ve toplumsal çözümlenmesinin yapıldığı programda seyirciler ve biz çok şey öğreneceğiz. Dolayısıyla işlenen olaylar, aile ve toplum ilişkilerine çok güzel örnek teşkil edecek. Zeynep Kasımlıoğlu'nun bu işi iyi yapabileceğini düşündük. Suçlunun bile suçunu yüzüne vurmadan konuşabileceğini düşündük. Bu, bizim için çok önemliydi.
***
Hayatın öteki yüzünü gördüm ve ikinci bir ben çıktı ortaya
Zeynep Kasımlıoğlu (Programın sunucusu): 2,5 yıl sonra tekrar ekranlardayım, böyle bir proje üzerinde çalışacağımı hiç hayal etmiyordum. İlk başta sürekli her gün çalışmakla ilgili tedirginlik yaşadım. Ama her kanalın bir ışığı vardır ve ben bu ışığın altında çok gördüm kendimi. Programın benzerlerinden çok daha farklı olacağına inandım ve başladım. Beni böyle bir programda görmek çok insanı ve yakın çevremi şaşırttı. Çünkü hep pembe haberler veren sabah haberlerini sundum. Bugüne kadar hiç cinayet olayını yayında konuşmamıştım. Çok enteresan ama gülmediğim tek programdayım. Oysa benim yüzümün hep gülümseyen bir hali var. Sonra bir de hızlı konuşuyorum ve heyecanlıyım, oysa bu programda sakin ve itidalli olmanız gerekiyor. Dolayısıyla hayatın öteki yüzünü gördüm ve ortaya ikinci bir ben çıktı. Asık suratlının biri oldum baksanıza.
Vicdadın Sesi